hayata dair herşey

BİTSİN ARTIK

12/11/2007 ·

 

Lodos vurdu beni.Başımın ağrısından gözlerimi bile açamıyorum.

Ve çokkkkk gerginim...

- Yorum (3) - Yorum yaz! | Etiketler :

DEVAMI YOKMUŞ

3/11/2007 ·

 

Devam etmesine gerek yok.Kafamı neden meşgul edeyim ki?Çözüm :

Anlamadığın yazılara kafa patlatma,çözmeye çalışma.

Herşeyi anlayacaksın diye bir kural yok.

Benim anlayamıyor olmam, anlayamadıklarımın anlamsız olduğunu göstermez.

Anlamamamı anlayışla karşılıyorum ve bırakıyorum dağınık kalsın....

- Yorum (4) - Yorum yaz! | Etiketler :

OLASILIKLAR

1/11/2007 ·

Kendimin neyi, nasıl ve niçin yazdığım bir yana bu platformda okuduğum ve takip ettiğim yazıları anlama gayreti içerisindeyim.Çünkü akıl ve duygu süzgecinizden geçmiş her fikir ,her hikaye, hayata yeni bir bakış açısı getirebilir, farklı pencereler açabilir ve referans alınabilir diye düşünüyorum.   Bu yönleriyle dikkatimi çeken, ”birşeyler”bulduğum ,bazı yazarların şifrelerini çözmekte zorlanıyorum.Harfler tanıdık ama yan yana gelip kelimelere,kelimeler bir fikre yada öyküye dönüştüklerinde yabancılaşıyorlar.Oysa kendimi “leb demeden leblebiyi anlayanlar”dan sanıyordum .Bu yazar ,okuyucusu ve yorumcusu  açısından başka bir şey,başka bir ruh durumu olmalı.

 

Soru:Marazi bir şey  olabilir mi?

 

OLASI SEBEPLER ÜZERİNE:

 

Salt kelime anlamlarından yola çıkış:

 

 

*Takıntılı olmak olabilir mi?:

 

1 .     Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun:
       "Uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez."-
B. Felek.

2 .     Bütünlemeye kalınan ders.

3 .     Küçük, önemsiz borç.

4 .    ruh bilimi  Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük, obsesyon:
       "Sözünü ettiğim takıntı bana rahmetli babamdan miras kaldı."-
A. Ümit.

5 .   argo  Bir kimseyle kurulan ilişki.

 

*Taraf olmak olabilir mi?:

 

1 .     Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri:
       "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..."-
R. H. Karay.

2 .     Yön, yan, doğrultu:
       "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."-
M. Ş. Esendal.

3 .     Yöre, yer:
       "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."-
H. Taner.

4 .     İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri:
       "Karşı tarafın adamları."- .

5 .     Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi:
       "Baba tarafı zengin."- .

6 .     Bir şeyin belli bölümü, kısmı:
       "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."- .

Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

(birinden) tarafa olmak (veya çıkmak)

taraf gözetmek

taraf tutmak (veya çıkmak veya olmak)

 

 birinin görüş ve düşüncesini benimsemek, desteklemek.

 birinden yana olmak:
       "Meseleyi taraf gözetmeden aksettirmek için o yazıdan da bir parça almak isterdik."-
O. V. Kanık.

 birinden yana olmak, birinin görüş ve düşüncesini desteklemek:
       "Benim, daha çok erkeklerin tarafını tutar gibi görünen akıl öğretmelerime hanımlar kızabilir."-
Ş. Rado.

 

 

 

 

*Ait olmak/Ait olma isteği  mi?:

 

   ilgilendirmek, birinin olmak, birine düşmek:
       "Burasını, kendisine ait olsa bu kadar canla başla çevirmeye uğraşmazdı."-
K. Tahir.

 

 

*İz bırakmak/İz bırakmayı istemek mi?:

    etkisini kalıcı duruma getirmek:
       "Felaketler, ıstıraplar, matemler ruhumuzda âdeta bir yara gibi derin bir iz bırakıyor."-
Ö. Seyfettin.

 

*Etkilemek/Etkilemeyi istemek mi?:

 

1 .     Etkiye uğratmak, tesir etmek:
       "Toplumu etkileyen olaylara herkes kendi yorumunu katıyor."-
N. Cumalı.

2 .     Karşısındaki kişiyi kendi duygu ve istekleri doğrultusuna yöneltmek.

 

*Karmaşa mı?:

 

1 .     Karmaşık olma durumu.

2 .    ruh bilimi  Hastalıklı davranışları ortaya çıkaran, kişinin bilincini az çok şartlandıran, genellikle çocukluk döneminde kazanılmış, baskı altında tutulmuş hatıra, duygu ve düşüncelerin bütünü, kompleks.

Birleşik Sözler

kavram karmaşası

ruh karmaşası

üstünlük karmaşası

 

Anlaşılmazlık, anlam yetersizliği.

                                   Ruhsal sıkıntı.

Üstünlük duygusu.

 

*Çelişki mi?:

 

Söylenilen sözlerin birbirini tutmaması, tenakuz.

 

DEVAM EDECEK

- Yorum (2) - Yorum yaz! | Etiketler :

BAVUL

22/10/2007 ·

Güneş doğmak üzere ve birazdan ortalık yavaş yavaş aydınlanacak.Gözlerini hafifçe araladığında -ki gözünü araladığı anda beyni aynı anda çalışmaya başlar ve uyandığı günün ayırdımına hemen varır-, günlerden Pazar.Yaşanmış senelerin alışkanlığı, saat kurmadan ,uyanmak istediği saatte uyandırır kendini  ama bugün günlerden Pazar daha geç uyanması lazımdı.Son birkaç senedir yatakta kaskatı kesilen beli ve sırtı ona rahat vermediğinden yatakla birlikteliği pek keyifli değildir sabahları.Deyim yerindeyse kütük gibi olmuş belini biraz olsun gevşetmek için yataktan doğrulur ve banyoya yönelir sessizce.İşini bitirip kızının odasına yöneldiğinde kızının yorganını yerde bulacağından emindir ve şaşırmadan yorganı yerden alır, kızını sarar sarmalar, yüzünü örten saçlarını düzeltir ve sıcacık ve yumuşacık yanaklarından öper .

 

Evdekileri uyandırmamak için gürültü yapmadan yatağına döner.Buz kesmiş ayakları gideceği yeri ezbere bilir ve eşinin ayakları arasına güvenle sokulur.Eş, uykuda bile olsa tanıdık bir çift buz kalıbını itirazsız konuk eder sımsıcak ayakları arasına.Sonra eşinin yüzüne bakar ve az önce öpüp kokladığı kızına ne kadar benzediğini düşünür.Huzur içinde uyuyan, bu iki biribirine benzeyen yüzün, kendisi için ne kadar değerli olduğunu düşünür.

 

Biraz daha uyuyabilir mi acaba?Aslında yapacak ne kadar çok işi vardır.Kalkmışken işe koyulsa .Ama yapacağı gürültüyü ve vereceği rahatsızlığı düşünüp yatağının ve anılarını içine gömülür.

 

Nedendir bilinmez 5 yaşındayken babasının sabahın bu saatlerinde İngiltere’den dönüşünü hatırlar.Yataktan kalkışını ve aylar sonra babasına özlemle sarılışını hatırlar.Üzerindeki geceliğin bile detayları aklındadır.(Beyaz”prenses”geceliği).Gerçekten kendisini, anne ve babasının prensesi gibi hissettiği çocukluk yıllarını…Sonra sandığa benzeyen kocaman bavulların açılışını ve içinden çıkan oyuncakları, boya kalemlerini ve abisi ve annesinin mutlu kahkahalarını…

 

O koca bavulları özlemiştir.Babasının getirdiği, babasını ona getiren o bavullar ,geldiği tarihten 7 sene sonra babasının ölümüyle ,adet olduğu üzere verilmesi gereken ama annesinin kıyıp da veremediği ona ait giyim eşyalarını senelerce barındıracaktır içinde.Her mevsim değişiminde ,giysilerin özenle havalandırılıp, tekrar özenle bavulun içine yerleştirilişini seyredecek, sonra büyüdüğünde kendi de bu ritüelin baş kahramanı olacaktır.

 

Anne evinin kokusu özlemiştir.Anıların ve bavulun kokusunu.O kokuyu 10 senedir duyamamış olması içini acıtır.Annesinin ölümünden sonra, anıları ve eşyaları dağıtırken ,yaşanan ölüm acısının bir kez daha ve daha kuvvetlice yenilendiğini hatırlar ama o bavulları kime veya nereye verdiğini hatırlayamaz.Keşke der…

 

Biraz uykudur istediği ama olmaz huzursuzca yatağın içinde dönüp dururken, prensesi yarı uykulu gözlerle anne ve babasının arasına girer onlara sarılır ve uykusuna devam eder .Yaşam devam eder.

 

Anılar mı? Derlenip toplanıp ait olduğu yerlere çekilir… 

- Yorum (3) - Yorum yaz! | Etiketler :

FARKINDA OLMAK ADINA

16/10/2007 ·

 

E-POSTA OLARAK GELEN BU YAZIYI PAYLAŞMAK İSTEDİM:

 

 

"Dünya nüfusunu, mevcut halklarin nispetlerini muhafaza ederek,

100 kisilik bir köy kadar küçültebilseydik bu köy söyle olacakti:57

Asyali,21 Avrupali,14 Amerikali (Kuzey,Orta,Güney)ve 8 Afrikali

Bunlarin 52'si kadin , 48'i erkek olacakti. 30 beyaz  , 70

beyaz (+ + )olmayan,30 Hiristiyan, 70 Hiristiyan olmayan,89

heteroseksüel, 11 homoseksüel .6 kisi bütün servetin % 59'una sahip

olacakti ve bunlarin hepsi ABD kökenli olacakti.20 kisi iyi evlerde

 yasayacakti,30 kisi okuma-yazma bilecekti,1'i ölmek üzere ,

1'i de dogmak üzere olacakti.1 kisi bilgisayar sahibi,1 kisi de

evet, sadece 1 kisi üniversite mezunu olacaktiSimdi sunlari göz

önünde bulundurun:

Eger bu sabah hastalikli degil de saglikli uyanmis

iseniz, 1hafta sonrasini göremeyecek olan 1 milyon insandan daha

sanslisiniz.Bir harp tehlikesi ile, iskence görmek  ihtimali

ile,aç kalma korkusu ile karsi karsiya degilseniz,  500 milyon insandan

daha iyisiniz.Tutuklanmaktan , iskence görmekten yahut öldürülmekten

korkmadan ibadethaneye gidebiliyorsaniz 3 milyar kisiden daha iyi

bir sansa sahipsiniz.Buzdolabinizda yiyeceginiz , üzerinizde elbiseniz

ve basinizi sokup uyuyabileceginiz bir eviniz varsa,dünyadaki

insanlarin % 75'inden daha zenginsiniz.Bankada ve cüzdaninizda para

varsa, dünyanin en imtiyazli % 8'i arasindasiniz.Anneniz ,

babaniz sag ise, siz bu dünyada nâdir kisilerden birisiniz.Birisi sizi

düsündü ve bunu gönderdi, çünkü okuma yazma  bilmeyen 2 milyar kisiden

biri degilsiniz.

Paraya ihtiyacin yokmus gibi çalis.

Kimse seni üzememis gibi sev .

Kimse seni seyretmiyormus gibi danset

Kimse seni dinlemiyormus gibi sarki söyle .

 

Bu mesaji dostlarina gönder .Göndermezsen hiçbir sey olmaz.Gönderirsen, belki bunu okuyan

birisi gülümser...... Veya...... sen gene her zaman yaptigin gibi nereye oldugunu bilmeden, kanter içinde kosmaya ve hayattan sikayet etmeye devam et."

- Yorum (1) - Yorum yaz! | Etiketler :

« Önceki ::